Tagged: internet RSS Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • admin 09:25 on 18 February 2010 Permalink | Reply
    Tags: analiz, domain, ekonomi, internet, türkiye   

    Türkiye ve domain karaborsası 

    Türkiye’de internet neden gelişmiyor diye kara kara düşünüp duranlar vardır elbet. Bu güne kadar dünya üzerinde gelişen internet projelerinin nasıl geliştiğine bakmak lazım evvela. Geliştikleri ortamlara ve şartlarada bakmak gerek.

    Tipik örneğimiz google aslında bu yazının konusu olacağı üzere domain açısında pek bir halta benzememekte. Ama aslında google tamda bu yazının en güzel örneğinide teşkil ediyor. Çünkü şartlar ve ortam farklılığına en iyi vurgu yapacak isimde aynı zamanda. Google ilk kez duyan bir insanın aklında markalaşabilecek bir isim olamayacağı, jenerik olamayacağı aşikar bir kelime. Fakat biliyoruz ki kapital herhangi bir şeyi herkesin aklında yer açarak markalaştırabilir. İşte amerikada çok iyi bir fikirle başlayan (pagerank) google aldığı dev kredi bütçeleri ( ilk yıllarında 24 milyon $ a kadar ) ile markalaşmayı başardı. Evet fizibilite çalışmaları yaptı, internet hakkında tecrübeliydi vs. vs. Bunu er geç her girişimci Türkiye’de de yapar. Fakat yatırım bulmak, kredi bulmak büyük derttir.

    Türkiye’nin diğer gelişmiş ülkelere göre en önemli farklılığıda budur.

    Peki Türkiye’de hiç mi şans yok. Elbette var. Markalaşmak için harcanacak bedeli geliştirmede kullanıp, zaten jenerik olan bir domain kullanarak projenizi canlandırmak. Fakat bu Türkiye’de pek mümkün değil. Zira yine bir türk şirketi olan Nokta.com 420 bin jenerik domaini, Hanel Bilişim 4000 kadar çok önemli domaini, Kıvılcım İstanbulluoğlu 3500 kadar jenerik ismi zaten almş durumda. Dahası yerel isimlerde de ünlü M.A. Stenzel amcamızdan söz etmeye gerek yok. On binlerce dolar verip isim alma teklifleri yapabilirsiniz.

    Diğer kalan isimler ise tahmin edebileceğiniz gibi kendi kendine yaşayabilecek bir proje olacaksa markalaştırma maliyetleri yüksek olacak isimlerdir. Böyleyken Türkiye’de proje geliştirmekte, internetten para kazanmakta bir kaç kişinin tekelinde olur tabi ki.

    İlk gelen alır kuralı var dediğinizi duyar gibi oluyorum. Evet ama bu kural zaten ekonomik sistemin cayır cayır işlediği Amerika gibi ülkelerin işine yarar. Ama sizin gibi her attığı taşta iki kuş vurmazsa zarar edecek ülkelerin girişimcilerinin ne yatırım bulma şansları, ne kredi imkanları bu ülkelerdeki kadar geniş değildir. Bu ülkede bu tip kurallar tam tersi karaborsacıların türemesi anlamına geldi. Bunu zamanında com.tr konusunda öngören ( belki de farklı nedenlerle bilemiyorum ) ODTÜ’tü tebrik ediyorum.

    Bu şekilde projeyi ateşleyebilecek ve girişimciyi yüksek maliyetlerden kuratarabilecek domainler karaborsa olduğu sürece elbette internet gelişmeyecektir.

    Share
     
  • admin 16:23 on 24 August 2009 Permalink | Reply
    Tags: internet   

    Sen neler kadirsin ey internet ! 

    Sahibinden.com aracılığı ile geçen bir fotoğraf makinesi satmaya kalkmıştım. Bir tanıdık aldı. Ama ilanı gören başka biri daha varmış. O da 8 yıl öncesinden dershane arkadaşım Fatih. Aradı, benim oralarda oturan bir arkadaşım vardı acaba siz misiniz diye. Bir kaç kez Kayseri merkezindeki dükkanlarına gitmiş bulamamıştım üniversiteden sonra. İnternet sayesinde hemde facebooktan bile değil beni buldu arkadaşım. 8 sene sonra hemde.

    Sadece bu da değil. Artık telefonla spam aramalar bile alır oldum. Spam smslere alışmışken bir de bu çıktı. Kayseri’de dinda bir dershane olarak bilenen ve öğrencilerine çeşit çeşit imkanlar sunan S e r h a t Dershanesi beni aradı. KPSS’ye hazırlanıp hazırlanmayacağımı sordular. Çok şaşırdım. Zira beni öğrenciyken hemen her ulusal sınavımızda ev telefonunda arardı. Ama onların bir kaç deneme sınavında başarılı olduğum için böyleydi. Ama cep telefonumu, üniversiteyi bitireli 2 yıl olmasına rağmen hala KPSS sınavına gireceğimi nerden bildiler ? Hayran kaldım istihbaratlarına. Sonra facebook geldi aklıma, acaba profillerimiz o kadarda erişlemez mi ? Yoksa eş dost istihbarat mı dağıtıyor nedir ? Henüz cevabı bulamadım ama muhtemelen internet kanalından onla beni buldu. Böylece dün facebook hesabımı ikinci kez kapattım.

    Bu sabah bir domaini almak için arayıp birini uyandırdım. Kalkıp domaini benim hesabıma transfer etti, ücretini internet şubesinden gönderdim. İnternet şubesi demişken hazır borsanın yükseldiğini bigpara.com’dan takip ettiğimden a tipi fon almıştım. Onlarında durumlarına baktım. IMKB 30 hisselerinin durumlarını paratr.com dan gözden geçirdim.

    Tdnam.com da ise bir domain ihalesi daha kazandım. Güzel bir isim aldım diyebilirim. Seneye para edebilir. Şimdilik dursun dedim.

    Domainleri kontrol ederken bir de İHS de domainimi transfer etmek istedim. Bir hesaba gönderince IHS’den bankacı sesli bir bayan beni aradı ve kimliğimi teyit etti. Bunu kimlik numaramı sorarak yaptı. Aslında pek güvenli bir yol değil, zira kimlik numaralarımı KEY ödemeleri ile anne kızlık soyadları dahil dağıtılmışta olabilirdi. Ya da bilgisayarımdan çalışmışta olabilirdi. Güvenlik ne zor iştir dedim kendimce.

    Özetle internet hayatımıza öyle bir girdi ki tekno gelişimden Ömer‘in babası bile internet kelimesini ilk kez 2 sene önce duymasına rağmen Ömer’i internetten ev fiyatlarına bak diye yönlendirebiliyor. Ablam daha bir kaç sene öncesinde internet para tuzağı derken bugün artık memur olduğundan memurlar.net’ten kadroları öğrenip tercih tarihlerini ile söylüyor.

    Bir gün bundan 10 yıl önce sabah kalkıp creative 56k usb external modemimle cazır cuzur internete bağlanırken bunların olacağını aklımdan geçirmişmiydim ? Yoksa sadece internetten film izlesek ne güzel olur mu demiştim. Pek hatırlayamıyorum.

    Share
     
c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel