80′lerin dizilerinden en önemli farkı herhalde soundtrack için verilen önem. Başkada pek bir farkı yok. 90′ların dizilerinden en önemli farkı ise iddialı sevişme sahneleri. Başkada bir farkı yok. Six feet under gibi mükemmel bir dizinin yapımcılarından o kadar mükemmel olmasada izlemesi kolay, eğlenceli, beni alıp eskilere götüren bir dizi. İlk sezonun 10 bölümünü yayınladılar ve ikinci sezon izni almış bile.
Dizi müziği
Hikayesi tıpkı 90′lardaki fantastik olmaya çalışan diziler, filmler gibi. Vampirler artık ayyuka çıkmış, vatandaşlık hakkı ister olmuşlar. Kan yerine japon icadı bir yapay kan içiyorlar. Fakat tabi tadını pek sevmiyorlar. Bundan rahatsız olan vampirler, vampirlere gıcık olan normal ve anormal insanlar, vampirlere aşık olanlar var dizide. Kimisi beyin okuyor, kimisi şekil değiştirip köpek olabiliyor. En güzel yanı kostüm ve makyajların yıllar öncesine ait gibi durması. Hatta Bill ve Sam sanki eski dizi kahramanları gibi tiplere sahip. Lost gibi insanı yormuyor dizi. Neler olacağını anlasanız da bir kaç gizem kalıyor ama çözüleceğini bildiğinizden, ilerde bir sürü şeyler olacağını tahmin ettiğinizden izlemeside eğlenceli oluyor.
