Eskişehir Yazılım Üssü iflas etmiş

Aralık 5th, 2009

Geç bile kalmış. Üstelik 1 milyon lira gibi yüksek bir meblağ harcanmış bu üs için. Valilik emrindeymiş, TBD bakıyormuş falanmış bu işlere. Acaba hangi hayalle girildi bu işe ki bir de iflas etti deniliyor. Amaç neydi bu paraları buralara akıtırken. Bu üs açıldığı sıralarda TBD üye sayısında ne derece ve neden artış oldu ? Bu projenin aktörleri şimdi nerede ne yapıyor ? Yazılım gibi bir işi binalar, ekipmanlar mı gerçekleştirecekti ? Yoksa bir kaç kişi önemli başarılara imza attıda bunlara şöyle bir imkan verelim mi dendi ?

Ben Eskişehir’den çıkıp üretim ve pazarlama sonucu açısından başarılı olmuş bir yazılım duymadım. Siz duydunuz mu ? Bu mevzular ortaya atıldığında Eskişehir’deydim. Yapay bir kaç toplantı, komisyoncu kılıklı bu işlerden anlamayıp çevre ve güç peşinde koşan fotokopi adamlar, nereden ne kıdem, kariyer, para koparsam kardır diyen zihniyetten başka birşey görmedim.

Geçin onu bunu üniversitede bilgisayar kulüpleri bile uyduruk işler yapmaktan öte işler beceremedi. Anadolu üniversitesinin bilgisayar kulübü bir kaç öğrenciden başka bir kaç öğrenciye sertifika dağıtmaktan başka iş yapamadı. Çünkü bunlarla gerçekten ilgilenen bir arz değil talep yoktu. Talep sadece sertifikamı alırım gerisi yalan zaten şeklindeydi.

İşte yazılım üssüde sonuç değil, sanki eğitim kurumuymuş gibi süreç odaklı işletilmeye çalışılmış çok aşikar. Kapatma mazeretinde kendileri söylüyor, bir sonuç alamadık diyorlar.

Ne diyim, hakettiğini bulur halk. Vasıf, bilgi, değişim gücü ve iş gücünü bir arada gerektiren yazılım gibi işlerde, sanayide bizim ülkemizin başarı göstermesinin tek yolu bu özelliklere sahip kişilerin iş başına getirilmesi gibi gösteriliyor. Oysa konu o değil, bu anlamda bir talep, halkta ilgililerde böyle bir istek yok, olanında özenle önüne geçiliyor.

Eğer şimdi üniversiteden bunları okuyan bilgisayar kulübü ile ilgili arkadaşlar varsa, Osmangazi üniversitesi gibi birazda açık kaynak ve özgür yazılım ile ilgilensin, kendilerini ibm, microsoft, oracle gibi firmalara peşkeş çekmek için çabalamayı bıraksınlar. Belki o zaman birşey öğrenirler.

Proje Yönetimi : Opengoo

Aralık 2nd, 2009

logo_gooŞu sıralar proje yönetimi konusuyla bayağı bir ilgiliyim.  Her ne kadar programcılıkta OOP, Design pattern, UML gibi kavramlara çok hakim olmasamda iş akışını yönetmek bile başlı başına sorun aslında. Bu yüzden CPM, Pert gibi kavramları araştırıyor ve php mysql projelerinde kullanmak için hem teorik hem pratik bilgiler, araçlar topluyorum.

Ceviz.net’ten tavsiye olarak aldığım ve indirip kullanmaya başladığım Opengoo open source bir online ya da çevrimiçi demek daha doğru olacak sanırım, proje yönetim aracı. Yakında da türkçeleştirilecek sanıyorum. Forumlarında çeviriye başlandığı yazılmış. İngilizce bilenlerinde konuya el atması iyi olabilir.

Eğer sizde benim gibi Xampp kullanıyorsanız ve Xampp ile birlikte gelen phpmyadmin misali htdocs yani root üstünde sabit bir klasörde Opengoo çalıştırmak istiyorsanız şöyle yapabilirsiniz. ( Kullanmıyorsanızda xampp portable kullanın derim )

D:\xampp\apache\conf içindeki httpd.conf dosyasına şu satırları ekliyorsunuz.

Alias /opengoo "D:/xampp/opengoo"
<Directory "D:/xampp/opengoo">
Allow from localhost
AddDefaultCharset Off
AllowOverride AuthConfig
Order allow,deny
Allow from all
</Directory>

Bu sayede xampp klasöründeki opengoo klasörünü üzerinde çalıştığınız scriptlerden ayırabilir standalone kullanarak rahatlayabilirsiniz. Opengoo eğer bir ofis vs. de çalışıyorsanız xampp mail ayarlarınıda yaparak network üzerinden etkili şekilde ya da bir domaine kurarak tamamen online kullanabileceğinizi düşünüyorum.

Proje yönetimi açısından hiç ilginizi çekmediyse bile eğer php mysql kullanıyorsanız library kısmında json, cssmin, jsmin, pear gibi kütüphanelerini incelerseniz bu şeyler işime yarayabilir diyeceksiniz.

Müzayede ve Alışveriş Sistemi Fikri

Kasım 24th, 2009

Altivi.com resmen kapandığından beri kendisinden bir daha haber alamadık. Benim hatırladığım 30 kişi göz altına alınmış, bir kaçı tutuklanmıştı. Sonra benzerleri vs. çıktı. Bu arada legal alışveriş sistemleri arkasındaki bazı firmalarda silindi. Örneğin mavi bilgisayar. Bir gün herşeyi kapatıp, malları alıp gitmişlerdi. Yine benim kendilerinden haberim yok ne oldu ne bitti bilemiyorum. Başka alışveriş siteleride iflas bayraklarını çektiler.

Bu tip sistemlerde günlük operasyonlar gerçekten zorludur. Tedarik, kargo, depolama gibi işlerin hesabı çok iyi yapılmalı, yollar tıkandığından alternatif olarak hangi yol derman olur iyi tahlil edilmelidir. Bunların hesabını yapmadan işe giren hem alış veriş hem müzayede sistemleri yok olmaya mahkum. Bunu bildiğimden elimde her türlü teknik imkanım yazılımcı olduğumdan doğal olarak varken girmedim bu işlere. Çünkü ürün kalitesi gibi çok önemli bir etkende dışarda kalan firmaların elinde olacak ve müdahil olamayacağımı biliyorum.

Tüm bunlardan zaten Türkiye’de  gerçek anlamda kaliteli ürün yelpazesi sunabilen firmada yok. 1000′den fazla farklı ürünü farklı ihtiyaç alanlarında olacak şekilde temin edip adam gibi işini yapabilen bir firma varsa gösterin bana ben de bileyim. Bir sitede hem banyo dolabı hem de kol saati hem ekran kartı hem de oto lastiği satılıyorsa on kere düşünün alış veriş etmeden. İyi tartın ölçün biçin derim.

Peki tüm bu alışveriş sistemleri ve müzayede sistemleri başarısızlıkları içinde başarılı  başarılı olabilecek, daha çok para kazanmak ya da zarar etmemek için manüpüle edilmesinede gerek olmayan bir orta yol var mı ? Evet var. Bu ikisini anlamlı şekilde birleştirmek, hem müşteri hem satıcıyı performansı ölçüsünde memnun etmek mümkün. Kısaca sistemi anlatayım.

Bir A ürünü piyasa fiyatı 100 TL olsun. Sistem tıpkı müzayede sistemleri gibi 1 TL teklif bedeli ile teklifler toplasın. Diyelim 150 kişi teklif verdi. Ve en yüksek tekil teklifi veren Ahmet Bey 68 TL ile ürünün sahibi oldu. Kendisine toplam maliyeti 68 TL ürün bedeli + 1 TL teklif bedeli ( artadabilir bu önemli değil ) + kargo şeklinde. Satıcı şirketin zararı 32 TL ürün satışı için. Ama 150 TL teklif bedelleri toplandığında bu normal piyasa bedelinin 150 TL + 68 TL ile 228 TL ederek çok çok üstü bir rakama satılmış ve satıcı şirket kar etmiş oluyor. Buraya kadar herşey satıcı şirket tarafında ve müşterilerin çoğu şanslarını denedikleri ile kalıyor.

Peki bir düşünelim. Ya satıcı şirket 228 TL toplam bedelden 128 TL teklif veren tüm kullanıcılarına teklif sayıları ile orantılı olarak,  otomatik şekilde dağıtır ve tıpkı normal bir alışveriş sistemleri gibi ürünü 100 TL’ya satmaya razı olursa. Bu şekilde müşterilerde 150 TL teklif  toplamından sadece 32 TL’lık kısmını öderlerse herkes mutlu olmayacak mı ? Müşteriler hesaplarına aktarılan bu bedelleri ister hemen al ürünlerde, ister yeni tekliflerde, isterlerse de nakit olarak talep edebilirler. Satıcı için ürün satıldığından artık sorun yoktur çünkü.

Tek sorun satıcının başına şu gelebilir diyebilirsiniz. 100 TL ürün için sadece 10 teklif alır ve ürünü 5 TL’ya satmak toplamda 15 TL kazanmak zorunda kalabilir. Bunun iki çıkış yolu mevcut. Ya ihale iptal edilir ve sistem ürünü bu durumda satmayacağını sözleşmesinde ilan eder ya da teklif sayısı yeter seviyeye ulaştığından arttırma sonlandırılması yapılır. Bu şekilde satıcıda zarar etmeyecektir.

Fikrimi kullanmak isteyenler buyursun satın alsın :)

7 kocalı hürmüz faciası

Kasım 20th, 2009

Yedi-Kocali-HurmuzBir film düşünün hiçbir derdi olmasın. Hiçbir dertten dem vurmasın. Üstüne üstlük ne de olsa o kadar studyo çekimi yaptık, evciklerler, kıyafetler falan ayarladık bu yüzden senaryoda da kurguya falan pek ihtiyacımız yok desin. Oyunculuklarsa abartılı bir tavır sergileyim derken iyice ele göze bulaştırılsın. Oyuncularda zaten birbiri ile değil filmin konusu filse filin tuttuğu yerleriyle oynasın dursun. İşte bu film ezel akay’ın malesef yönettiği yedi kocalı hürmüz oluyor.

Kurgu çok felaket. Senaryoyu sanki bir türlü ezberleyememişler. Senaryonun kendi içindeki kurgusu ise ayrıca vasat. Üç beş usturuklu söz öbeği ile senaryo kotaracağını sanmış senarist. Hiç bir şey anlatamamış, eğlendireyim diyede hem skeç havasından, hem uzun uzadıya acayip muhabbetlerden dem vurmuş. Kıyafet iyi diyeceğimde yahu giydire giydire 3-5 kişiyi giydirmişler filmde. Gerisi çuvalı beline bağlayıp çıkmış.

Bu filmle ilgili en büyük üzüntüm Haluk Bilginer’de heder edilmiş yazıktır. Adam yetenekli ne istesen yapacak altından kalkacak adamken sen tut uyduruk bir rol ver. Gerçi tüm roller biribirinden uyduruk ya…

Filmde bir kaç koltuk ötemde oturan velet gülmekten öldü. Şunu çocuk filmi olarak duyursaydınız ya, çocuklar eğlenirdi.

Gitmeyin diyorum. 10 üstünden 3 veriyorum.

Screen Hunter

Kasım 15th, 2009

Ücretli pro sürümü olmakla birlikte ücretsiz kısıtlı sürümüde dağıtılan oldukça güzel bir ekrandan görüntü yakalama programı Screen Hunter.

ScreenHunter

Ekranın bir bölgesinin görüntüsünü almak asıl güzel özelliği. Paint’e atayım, keseyim, convert edeyim derdi bırakmıyor. JPG,BMP gibi formatlar desteliyor. Özellikle benim bir screenshot parçasını eposta atmakta gayet işime yaradı. Size de tavsiyemdir. Az yer kaplayan işlevsel bir programdır.