Kırık Kadehler…

Haziran 3rd, 2009 | yazar : admin |

Ne konuştuklarını anlamak bile istemiyordu. Artık o kadar bıkmıştı ki bunlardan elindeki kadehe sıkı sıkıya sarılmıştı bir dostmuşçasına. Vaktin daha hızlı geçmesi için mırıldanıyordu. Bu balo salonunda acaba en yaşlı kadın benmiyim diye bakındı. Sonra gülüp geçti, umrunda değildi.

Genç, yakışıklı erkekler ve yanlarında oyuncak bebek gibi gezdirdikleri kızlara bakıyordu. Artık pek eskisi gibi değil diye kendini teselli etmeye çalıştı. Artık okuyor kızlarda, çalışıyorlar dedi. Sadece kocalarına kadınlık, çocuklarına analık yapmayacaklardır dedi. Kadehinden bir yudum daha aldı.

Kocası ortağının genç hanımına dikkatle bakıyor, kim bilir ne planlar yapıyordu. Aldatıldığını öğrendikten sonra onu daha çok üzen şey aldatılmamak yani alenen artık bir başka kadından haberdar edilmek olmuştu. Şimdi doğurduğu iki çocuğun hatırına evli kaldığını düşünsede işin gerçeği boşandıktan, boş olduktan sonra ödenecek nafaka ve tazminat miktarında saklıydı. Öyle ya da böyle farkındaydı kaşık düşmanlığının şakası kalmadığının. Gencecikken, zengin hayata alışacak bir genç kızken babası öyle dememişmiydi ? “Kocanla birbirinizin kaşık düşmanısınız kızım siz, sen ona iyi bak o sana iyi baksın.” Keşke herşey eski toprakların söylediği gibi olsaydı. Satılmaya bile razıydı. Zaten hevesliydi zenginliğe. Bu hevesin pişmanlığını ömrünün sonbaharıyla ödüyordu sanki. Hata yapmıştı. Anlamıştı.

Uzaktan oğlunun bir kızla kol kola geldiğini gördü. Zayıf ufak tefek çelimsiz bir kızdı. Genç kızlığı canlandı gözünde. Kız konuştukça, anlattıkça sadece görünüşü değil hayatınında benzerliğini şivesiyle, çat pat kelimeleriyle vurguluyordu sanki. Oğlunu severdi. Ama kızada acıyordu. Ya bu kızla evlenince kız kendisi gibi pişman olacaksa diye düşündü. Bir an olsun içinden onu korumak isteği geçti. Ama o heyecanla elinden kadehi düşürdü. Kadeh kırıldı, parçalandı. Elleri titriyordu. Titreyen ellerine baktı. Anladıki kızı aile içinde koruyup kollayacak bir ömrede sahip değildi. Onu kurtarmalıydı, gençliğini kurtarmalıydı. O an gözü parladı. Kıza dönüp içi kan ağlarcasına ama ses tonu tam bir kokonaymışçasına seslendi.

- Ne bakıyorsun temizlesene kızım şuraları. Alışıksındır sen temizlik işlerine.


Belkide alakalı diğer yazılar...

  • Benzer yazı yok
    1. One Response to “Kırık Kadehler…”

    2. By Gorkem Pacaci on Haz 4, 2009 | Reply

      Devamini da bekleriz :)

    Post a Comment