Updates from Aralık, 2009 Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • admin 10:26 on 31 December 2009 Permalink | Reply  

    Müslümanlar ve savaş 

    Neden müslümanların olduğu coğrafyalarda hep kan akar ? Hangi ülkede çekilmiş tahmin edin bakalım. Irak, Tayland, Azerbaycan, Filistin, Afganistan, Pakistan, İran, Endonezya, Malezya, Nijerya, Kenya, Somali … ? Ya da herhangi bir müslüman ülke. Hatta aracın markasıda toyota. Hangi müslüman ülke bir araç markasına sahip ki ? İşte bu yüzden değil mi bu ülkelerin acizliği ? Askerde bir komutan kendini bu hale düşüren müslümanlarda suç demişti. Ne diyim nerede çekildiği belli olmayan şu fotoğraf her şeyin özeti…

    Share
     
  • admin 13:44 on 16 December 2009 Permalink | Reply
    Tags: gpl, lisans, windows, yazılım   

    Windows paraları iade 

    Bilgisayarlarla birlikte satılan windows paraları talep halinde artık faizi ile iade alınabilirmiş.

    http://haber.linux.org.tr/2009/12/kullanicilar-artik-bilgisayar-alirken-yazilim-seciminde-ozgur/

    adresinde ilgili bilgiler mevcut. Gerçekten güzel bir haber. Bu habere sevindiğim kadar herkes lisanslı ürün kullanmaya başlarsa  ona da sevinirim. Elin adamı yapmış, amerikaya geçiriyoruz gibi ohh ohh gibi abuk bir zihniyetle yazılım dünyasının ülkemizde cılkı çıkartılmış durumda. Windows işletim sistemini 200 tl gibi bir para ile almak enayilik demek. Onun yerine 400 tl lık bir ekran kartı alıp 100 tl lık ama korsan oyunlar oynamak daha cazip. Bunu insanlar ülkelerine ve kendilerine katma değer gibi algılıyor. Fakat asıl yanılgı şu ki bu ürünler korsan olduğu sürece ülkemizde hiç bir alternatif gelişimde yaşanmayacak.

    Bugün Pardus işletim sistemi yapıldıysa bunda büyük bir etken windows’un paralı olması değil mi ? Linux vs. için de bunlar geçerli değil mi ? Kastettiğim bu yüzden microsoft’a para ödemek değil, yazılımın bir değer olduğunu kabul edip karşılığı olduğunu anlayıp üreten kişilerin varolmasına şans tanımaktır.

    10 yıl civarında bir süreden beri program yazıyorum. Qbasic,  turbo pascal, visual basic, html, css, xml, sql, php derken bir dolu yan programı kullanmayıda öğrendim. Ama bugün özel sektörde iş yapmaya kalksam iş bulmakta zorlanacağıma adım gibi eminim. Bunun nedeni dünya ortalamasında kaliteli yazılım yapmamam. Bunun nedeni istihdam edebilecek adam gibi bir kurumun olmayışı. Bunun asıl nedeni yazılıma para verip alarak, bunun bir emek ürünü olduğunu kabul ederek karşılığını ödemeyen zihniyet. Eğer bu böyle olmasa ben kendi kendime değil bu yolda bilgilenmiş, tecrübelenmiş kişilere ulaşarak öğrenecek ve daha kaliteli yazılım üretebilecek, çalışmak istediğimde ise zaten sektör geliştiğinden daha rahat iş bulabilecektim.

    Kul hakkı dinimizce bu kadar önemliyken ülkemizin %98′i müslümanken ülkemizin hala %98′i yasal olmayan programlar kullanıyor. Bu demek değil ki GPL program kullanmayın paralı program kullanın. İstediğinizi kullanın ama karşılığını verin. Siz bu sektör ile hiç ilgili olmadığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ama bir gün hasteneye gittiğinizde kaydınız bir bilgisayar programı tarafından yapılacak, uçak biletinizi internet bir bilgisayar programı sayesinde eviniden alıyor olacaksınız ve çocuklarınız belkide bu işten para kazanacak.

    Share
     
  • admin 11:37 on 05 December 2009 Permalink | Reply
    Tags: eskişehir, tbd, yazılım üssü   

    Eskişehir Yazılım Üssü iflas etmiş 

    Geç bile kalmış. Üstelik 1 milyon lira gibi yüksek bir meblağ harcanmış bu üs için. Valilik emrindeymiş, TBD bakıyormuş falanmış bu işlere. Acaba hangi hayalle girildi bu işe ki bir de iflas etti deniliyor. Amaç neydi bu paraları buralara akıtırken. Bu üs açıldığı sıralarda TBD üye sayısında ne derece ve neden artış oldu ? Bu projenin aktörleri şimdi nerede ne yapıyor ? Yazılım gibi bir işi binalar, ekipmanlar mı gerçekleştirecekti ? Yoksa bir kaç kişi önemli başarılara imza attıda bunlara şöyle bir imkan verelim mi dendi ?

    Ben Eskişehir’den çıkıp üretim ve pazarlama sonucu açısından başarılı olmuş bir yazılım duymadım. Siz duydunuz mu ? Bu mevzular ortaya atıldığında Eskişehir’deydim. Yapay bir kaç toplantı, komisyoncu kılıklı bu işlerden anlamayıp çevre ve güç peşinde koşan fotokopi adamlar, nereden ne kıdem, kariyer, para koparsam kardır diyen zihniyetten başka birşey görmedim.

    Geçin onu bunu üniversitede bilgisayar kulüpleri bile uyduruk işler yapmaktan öte işler beceremedi. Anadolu üniversitesinin bilgisayar kulübü bir kaç öğrenciden başka bir kaç öğrenciye sertifika dağıtmaktan başka iş yapamadı. Çünkü bunlarla gerçekten ilgilenen bir arz değil talep yoktu. Talep sadece sertifikamı alırım gerisi yalan zaten şeklindeydi.

    İşte yazılım üssüde sonuç değil, sanki eğitim kurumuymuş gibi süreç odaklı işletilmeye çalışılmış çok aşikar. Kapatma mazeretinde kendileri söylüyor, bir sonuç alamadık diyorlar.

    Ne diyim, hakettiğini bulur halk. Vasıf, bilgi, değişim gücü ve iş gücünü bir arada gerektiren yazılım gibi işlerde, sanayide bizim ülkemizin başarı göstermesinin tek yolu bu özelliklere sahip kişilerin iş başına getirilmesi gibi gösteriliyor. Oysa konu o değil, bu anlamda bir talep, halkta ilgililerde böyle bir istek yok, olanında özenle önüne geçiliyor.

    Eğer şimdi üniversiteden bunları okuyan bilgisayar kulübü ile ilgili arkadaşlar varsa, Osmangazi üniversitesi gibi birazda açık kaynak ve özgür yazılım ile ilgilensin, kendilerini ibm, microsoft, oracle gibi firmalara peşkeş çekmek için çabalamayı bıraksınlar. Belki o zaman birşey öğrenirler.

    Share
     
  • admin 12:47 on 23 October 2009 Permalink | Reply  

    Ntv’den Taraf’a Ayar ! 

    Ntv Taraf'a ayar verir :)

    Bunun adı budur. NTV saat dilimlerinden haberdar olmayan Taraf gazetesine resmen ayar vermiştir. Muhsin Yazıcıoğlu ölümü ile ilgili neredeyse NTV’yi suçlamaya varan abuk bir haber yapan Taraf resmen ayarı almıştır. Güya NTV rahmetli Yazıcıoğlu’nu helikopteri kalkar kalkmaz tam 156 kez aramıştır. NTV bunu açıklasın denmiş birde. NTV durur mu GMT saat farkını bilmeyen Taraf’a vermiş ayarı. Harikada olmuş.

    Yahu NTV aptal mı da adamları 156 kez arasın. Belli ki acil bir durum var ortada. Yoksa insan 5 dk bir arar en çok. Onu da onlarca kez neden arasın. Hiç mi yazdığınız senaryodaki kurgu hatasını göremediniz. :)

    Taraf artık telefon gazeteciliğini bırakıp, şurdan şöyle patlıycam, burdan böyle patlıycam diye haber aramaktan vazgeçer herhalde.

    Share
     
  • mehmet 15:01 on 18 August 2008 Permalink | Reply
    Tags: olimpiyatlar, spor   

    Olimpiyatlarda doping kullanılmış olabilir mi ? 

    Belki benim hüsnü kuruntum ama bana öyle geliyor ki olimpiyatlarda doping kullanılmış olabilir. Bir yüzücünün bilmem kaç tane rekor kırarak altın madalya alması, elini kolunu sallayarak dünya rekoru kıran adam derken inanılmaz bir olimpiyat yaşanıyor. Google logo bile yapıyor.

    Görünenin ardında bir de görünmeyen var tabi. Böyle ardı sıra başarılar nedense bana hep şüpheli geliyor.

    Mesela bunu biliyor muydunuz ?

    “Doping sebebiyle oyunlara katılamayacak sporcu sayısı 29′a yükseldi. Şu ana kadar 8 ülke, sporcularında yasaklı madde bulunduğu için, bazı sporcularını oyunlarda yer alacak takımlar dahil edilmedi. Bu ülkeler şöyle: Bulgaristan: 11 halterci (3 bayan, 8 erkek sporcu), Rusya: 8 atlet, Romanya: 2 halter, 2 atlet, Danimarka: 1 bisikletçi, Brezilya: 1 hentbolcu, Çin: 1 güreş, 1 yüzme, Slovenya: 1 atlet, Ukrayna: 1 boksör.

    Bunlar yaklanabilinen sporcumsular. Eminim yakalanmayanlar daha fazladır. Zaten ülkelere bakarsanız pekte orjinal işler yapmış ülkeler değiller hani.

    Tarihe not olsun diye düşüyorum, bakalım performansına bakıp çok saygı duyduğum Marion Jones‘dan, o koşarken ben izlerken neredeyse ağlayacağım Süreyya Ayhan‘dan sonra bu olimpiyatlardan neler peydah olacak…

    Ayrıca Çin’in olimpiyat çin malı yapması hakkındaki haberlerin yarısı bile doğruysa vah vah diyorum…

    Share
     
c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel