KPSS neyi ölçer ? 

Bu blogda KPSS konusu ile ilgili gözden kaçan bir gerçeği dile getirmek istiyorum.

Sınava girmeye alışık milletimiz ÖSYM ile zaten yıllardır muhattap olduğundan bilinçaltında ÖSYM ne yapsa doğrudur kanısı taşıyor. Aynı şekilde MEB içinde aynı kanı mevcut. Sadece işin içinde olanlar bu kurumların aslında ne kadar hantal kaldığını biliyor.  Veriler ışığında bunun nedenlerini açıklayalım.

Öğretmen özellikleri dikkate alındığında bunlar üç ana başlık altında incelenir. Önem sırasına göre Alan Bilgisi, Öğretmenlik Meslek Bilgisi ve Genel Yetenek-Genel Kültür‘dür. Bununla ilgili olarak 2006 yılından sonra öğretmen yetiştime programları eğitim fakülteleri için değiştirilmiştir. Aşağıdaki alıntıya dikkat çekelim.

http://oc.eab.org.tr/egtconf/pdfkitap/pdf/345.pdf" src="http://www.mehmetsoylu.com/wp-content/uploads/2010/08/ogretmenlik_.jpg" alt="Kaynak : http://oc.eab.org.tr/egtconf/pdfkitap/pdf/345.pdf" width="541" height="274" />

Kaynak : http://oc.eab.org.tr/egtconf/pdfkitap/pdf/345.pdf

Bu yukarıdaki alıntı Çanakkale 18 Mart Üniversitesinde görevli Yrd. Doç. Dr. Çiğdem ŞAHİN TAŞKIN ve Yrd. Doç Dr. Güney HACIÖMEROĞLU tarafından hazırlanan dökümandan alındı. Yani Hali hazırdaki eğitim fakültesi programlarıda %50 alan bilgisi ve becerilerine, %30 öğretmenlik meslek bilgisine %20 genel kültüre önem verecek şekilde düzenlendi.

Bu bilgi ışığıda KPSS sınavıda aslında Alan Bilgisi ağılıklı şekilde olmalıydı. Ama bu hiçbir zaman olmadı. Sınav Öğretmenlik Meslek Bilgisi ve Genel Kültür-Yetenek kapsamında kaldı. Yani bu sınav en başından bir öğretmende olması gereken sıfatların sadece yarısını ölçüyor. Bu sınav kalitesi, seçimi en başından geçersiz.

Klasik mazeret olarak olarak sonuçta bu bir seçme sınavı, herkes aynı şeyden sınava giriyor diyelim ve devam edelim. Acaba Alan Bilgisi dışında kalan Öğretmenlik Meslek Bilgisi ve Genel Kültür-Yetenek sınavı gerçekten doğru şekilde mi ölçüm yapıyor ? Şimdi bunu inceleyelim.

Önce ÖSYM klavuzunda duyurulan katsayı oranlarına bakalım. Altında kırmızı ile çizili satırda gördüğünüz üzere, (2010 KPSS klavuzu sayfa 19, tablo 2′den kesit) Öğretmen olacak adayların netleri için puanlamada  kullanılacak KPSS10 katsayıları Genel Kültür-Yetenek için 0.3 , Eğitim Bilimlerinde kullanılacak katsayıyı ise 0.4 olarak açıklıyor.

ftp://dokuman.osym.gov.tr/2010/2010KPSS/2010_KPSS_Lisans_KLVZ.pdf" src="http://www.mehmetsoylu.com/wp-content/uploads/2010/08/kpsspuantur.jpg" alt="kaynak : ftp://dokuman.osym.gov.tr/2010/2010KPSS/2010_KPSS_Lisans_KLVZ.pdf" width="386" height="492" />

kaynak : ftp://dokuman.osym.gov.tr/2010/2010KPSS/2010_KPSS_Lisans_KLVZ.pdf

Bu durum sizede mantıklı gelmiştir. Zaten öyle. Çünkü eğer öğretmen seçecekseniz eğitim bilimleri sorularını daha çok  yapan aday elbette ki daha çok öğretmen olmayı hakeder. Peki sınavda da acaba öyle mi oldu ? Hayır ! Açıklamalara devam edelim ve bu katsayıların nasıl anlamsız hale geldiğini görelim.

Aşağıda bir branştan sınava girmiş 13 adayın genel yetenek, genel kültür ve eğitim bilimleri sınavları için sınavda yaptıkları netler ve sonuç olarak aldıkları puanlar var.

2010 KPSS Puan Örnekleri

2010 KPSS Puan Örnekleri

Şimdi tam ortadaki puana bakalım. 74.047

Hemen üstündeki puana bakalım :  73.117

Aralarındaki  net  farkları;

0.3 ile çarpılan Genel Yetenek için 6.75

0.3 ile çarpılan Genel Kültür için  5.25

0.4 ile çarpılan Eğitim bilimleri için 20 !

Bütün katsayıları görmezden gelip Genel yetenek ve Genel Kültür netlerini eğitim neti olarak değerlendirelim. Ve genel kültür genel yetenek netlerini toplayalım : 12 ediyor. 20 eğitim netinden çıkardığımızda 8 eğitim neti fark kalıyor. Bu ranj için 8 eğitim neti ancak 0.93 puanlık bir fark oluşturmuş.

Şimdi yine aynı puan ile yani 74.047 ile 75.966 puanını karşılaştıralım. 75.966 alan aday 9.25 Genel Yetenek, 0.5 Genel Kültürden fazla yapmış. Fakat bunun karşılığında yine 8 net eğitimden az yapmış. Öğretmen seçmek için mantıklı bulunmuş katsayılarla hesap yapalım.

(9.25+0.5) * 0.3 = 2.925 puan

8 * 0.4 = 3.2 puan

Normalde 3.2 – 2.925 = 74.047 puan alan  aday 75.966 alan adaydan 0.275 puan fazla almalıydı. En başında öğretmen seçmek için önem katsayıları mantıklı olarak böyle belirlenmişti. Fakat bu aday tam tersi 1.919 puan fazla almıştır.

Oysa öğretmen adayları için eğitim bilimleri genel kültür ve genel yeteneğe göre %33 daha önemli katsayılara sahip olmalıydı ?

Bunun nedeni azıcık bu sınavlardan anlayanlar için basit gibi görünecektir. Standart sapma ! Fakat açıklanan standart sapmalarda eğitim bilimleri standart sapması gnele kültür ve genel yeteneğin iki katı. Zaten sınavdan sonra herkesin söylediği “genel kültür genel yetenek kolay eğitim bilimleri zordu”.

Burası önemli ! Eşsiz ÖSYM mantığı ile diyebilirsiniz ki her sorunun standart sapması farklı olduğundan ve Genel Yetenek soruları diğer adaylar tarafından yapılamadığı için daha çok etkili olmuş. Peki öğretmenler derslerinde hangisini kullanacaklar ? Alan Bilgisi, Öğretmenlik Meslek Bilgisi mi ? Yoksa Genel Yetenekte diğer adayların belkide %90′ının yapamadığı matematik sorularını mı ?

İlkokul çocuklarını yetiştiren bir sınıf öğretmeni, sosyal bilgileri  hatta fen bilgisi öğretmeni sizce üniversite bitirmiş 800 bin adayın %90′ının yapmadığı soruları yaparak daha iyi ilkokul öğrencileri mi yetiştirecek ? Siz çocuklarınızı harika matematik bilen öğretmenlere mi emanet edeceksiniz, yoksa eğitim bilimlerine daha hakim öğretmenlere mi ?

Siz bu öğretmenleri alan bilgisi ve öğretmenlik meslek bilgisi %80 ağırlıkta olan eğitim fakültelerinde yetiştirip, sonra da sadece %20 ağırlıkta olan genel yetenek soruları ile mi seçeceksiniz ?

Eğer öğretmen olmak için genel yetenek daha önemliyse, benim kardeşim anadolu lisesini yeni bitirdi ve benden çok daha fazla genel yetenek yapabiliyor.  O zaman talep ediyorum, kardeşimi derhal bir öğretmenlik kadrosuna yerleştirin.

Zira öğretmen diplomalarının değerinin kalmadığı gibi eğitim bilimlerinin de değeri kalmamış, bir yarışın içinde standart sapmalara, sıralama mecburiyetlerine kurban edilmiştir. Unutmayın, buna neden olanlar değil buna engel olmayanlar suçludur. Yani biz öğretmen adayları sesimizi çıkarmadığımız için suçluyuz. Hakkın verilmeyip alındığı bir topluma göz yumduğumuz için tüm halk olarak suçluyuz.

Her suçun bir cezası olduğuna göre de bu cezayı yanlış ya da eksik yetiştirilen çocuklarımız bizim yerimize çekecektir.

Sağlıcakla kalın.

Share