Updates from Mart, 2010 Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • admin 17:22 on 14 March 2010 Permalink | Reply
    Tags: a serious man, coen brothers, kara mizah   

    Bir garip film : A serious man 

    Film Coen kardeşler tarafından çekildiği ve diğer filmlerin bir çeşit kolajı olduğu için, sinema da bir akımın yani coen akımının sonuncusu olduğu için önemli bir film. Yine Coen kardeşlerin çektiği Burn after reading filmindeki aniden olan saçma sapan olmasına rağmen  olan şeylere vurgu filmde de var. Diğer Coen filmlerinde de üslup izleri taşıyor.

    Filmi izleyip birşey anlamamanız çok muhtemel. Tabi bunun yönetmen ve senaristçe istendik bir sonuç olduğunu düşünüyorsanız filmi anlamadığınız için aslında anladığınızı biliyorsunuz demek oluyor. Bundan daha iyi bir cümle bulmam zor.

    Film içinde geçen bir hikayenin cevabı olmadığı gibi yaşadıklarımız hakkında bir cevap olmayabileceğini söylüyor. Bir anlamda planlar yaparak Tanrı’yı güldürdüğümüzden bahsediyor, bir anlamda da aslında doğru soruları sormamız gerektiğini bilmemize rağmen hangi soruları sormamız gerektiğini ancak cevapları alınca anlayabileceğimizi bu yüzden de belki de hayatla ilgili çok fazla soru sormamızı öğütlüyor.

    Geçmişle ilgili aslında elinizden birşeyler gelmeyecek olsa da keşke olmasaydı , yapmasaydım dediğiniz şeyler, neden olduğunu merak ettiğiniz şeyler varsa bunlara hala cevaplar arıyor daha ideallerini planlıyorsanız belki de o hayal ettiğiniz kurgular bütün bu olayların yerine gerçekleşse de yine de cevaplar bulamamış olabilirdiniz. Belki bugün olanlara anlam yüklemeye çalıştığınız için bugün olabilecek ve olmasını istediğiniz şeyleri de es geçiyor olabilirsiniz. Bunun dışında dini argümanlarıda her yahudi gibi filme katan kardeşler dininde bugün varolan rolünü sorguluyor. Kabala ya da tevrat ya da diğer herhangi bir kitabın bize bütün cevapları vermeyeceğini, dinin bugün hala varolmasının nedeninin bir anlamda anlam veremediğimiz şeylerin cevabı oluşunu vurguluyor.

    Tüm bunların bu cevapsızlığın, bu buhranlı kabullenmişlik halinin sonunda anlattığı hikayeleri sonlandırmadan filmi  çat diye bitirmeleri de bu yüzden. Ve bir şey anlamadıysanız bu sizin suçunuz değil emin olun, yönetmenin ve senaristin yani coen kardeşlerin suçu :)

    Filmde geçen bir şarkı. http://www.youtube.com/watch?v=5Jj3wZVc7nw

    Share
     
  • admin 21:10 on 02 March 2010 Permalink | Reply  

    Araç Muayene İşlemleri 

    Geçen gün arabamı muayene vakti geldiği için ilk kez özelleştirilmiş araç muayene istasyonuna götürdüm. Yani tüvtürk tesislerine. Kayseri’de iki tane var. Biri İncesu tarafında diğeri Güneşli’de bulunuyor.

    Muayene yaptırmak için egzoz emisyon ölçüm raporu ve LPG sızdırmazlık raporu gerekiyor. İncesu tarafına gidiyorsanız pek sorun yok. Çünkü yol üzerinde pek çok araç bayisinden egzoz muayenesi yaptırabilirsiniz. Ama Makine Mühendisleri odası bildiğim kadarı ile tek yerde LPG sızdırmazlık raporu veriyor. Yine bu konuda da çok sorun yok. Çünkü şehir içinde bu raporu alabileceğiniz yer. Yalnız sıra konusuna çözüm getirememişler. Raporun 1 aylık olduğunuda unutmamanız gerekiyor.

    Muayene için Güneşli istasyonunun yerine eğer tüvtürk sitesinden bakarsanız, benden söylemesi google harita kelalaka bir yeri göstermekte. Heralde 150 KM falan ötedeki İncesu istasyonuna çok daha yakındır.

    Gelelim blog konusu olacak kısma. LPG sızdırmazlık raporunuzu aslında haybeye alıyorsunuz. Zira LPG li araçlar direkt olarak LPG kontrolünden, LPG raporu aldığınız yerdeki aynı şekille kontrol ediliyor. Egzoz emisyon ölçümüde TüvTürk istasyonlarında yapılıyor ama yinede güvenmeyin ve yakın olduğunuz bir yerden alın ki sıranızı kaçırma ya da makine bozuk gibi durumlarla başbaşa kalmayın derim.

    İlginç olan başka bir konu ise hafif kusur ve ağır kusur sayılan konular. Örneğin Türk standartlarına ve trafik kanununa göre emniyet kemeri arka koltukta takılması zorunlu değilken, üç kemerde aktif çalışır olmazsa “ağır” kusur sayılıp muayeneden geçirilmiyorsunuz. Ama far ayarlarınızın bozuk olması gibi aydınlatması vasat olan yollarımızda çok çok önemli görülmemiş ve muayeneden geçmenizi sağlayan hafif kusur kapsamına alınmış. Bunu bir derecesi var mı bilemiyorum tabi. Yinede bana mantıksız geldi.

    Muayeneden eğer ağır kusur sayılan fren lambası yanmaması ya da arka koltuğunuzdaki emniyet kemerlerinin tokasının kayıyor olması gibi yürürlükte olan trafik kanunları ile çelişebilecek konulardan dolayı geçer not alamazsanız ikinci muayene bu kusurların yazıldığı bir sonuç raporu ile ücretsiz yapılıyor. Sonraki gidişinizde de sadece bu kusurlara bakılıyor. Eğer yine sorun olursa bu kez yeniden ücret yatırmanız isteniyor. Bu ne saçmalık ! Yani yatırdığınız ücreti bir kez daha yatırıp kontrol edilmiş yerlerden yine kontrole giriyorsunuz. Kaybettiğiniz 125 TL civarı para ve zaman sadece fren lambanızın ampülü gevşek ya da emniyet kemerinizin tokası kayıyor diye kaybolmuş olabiliyor.

    Mesele şu ki Avrupa standardında muayene yapılmaya çalışılıyor ama ne araçlarımız, ne yollarımız ve ne de biz avrupa standardında falan değilken bazı durumlar saçma sapan bir hal almış oluyor. Muayene sırasında etrafımdaki araçlara baktığımda gördüm ki en genci 5 yaşında araçlardı. Çünkü 40 milyara aldığınız araç için 18 milyarını ÖTV ve KDV olarak vergi ödediğiniz bir ülkedesiniz. Gelir düzeyi zaten düşükken bir de bu şekilde bir muayene standardı ile dalga geçilmesi bence çok komik.

    Hani bir söz var, ayranın yok içmeye…

    Share
     
c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel