Updates from Ağustos, 2008 Toggle Comment Threads | Keyboard Shortcuts

  • mehmet 09:41 on 31 August 2008 Permalink | Reply
    Tags: geliştirici, girişimci, innova, nusoap, , sanal pos, video, ziraat bank   

    Bir girişimçi/geliştirici hikayesi… 

    Proje geliştiriyorsunuz, program geliştiriyorsunuz belki de eğitim süreçleri tasarlıyorsunuz. MMistanbul.com‘dan Zehra Doruk sayesinde dikkatimi çekmiş çok öenmli bir video. Adeta son 3 ayımı ifade ediyor. Çevirilerinden bazıları şöyleymiş;

    “5 haftalık bir iş planının 4. haftasındayız ama gereksinimleri yeni öğrendik”, “Yarım günümü daha fazla nasıl iş çıkartabileceğimize dair bir toplantıda harcadım, çalışmak yerine..”, “patron bir magazin dergisinde daha üretken olduğunu okuduğu programın bir kopyasını getirdi ve süreçleri yarı yarıya kısaltacağını sanıyor!”..

    O kadar doğru ki, pratik halini yaşadığım için anlatmadan geçemeyeceğim.

    İşimiz sanal pos kurulumuydu. İlk etapta bir sayfalık bir form doldurup bankaya ilettik. Sonra banka tarafından istenen ve sitede bulunması gereken visa / master card logosunu, Gizlilik Politikası , Garanti İade Koşulları , Firma Bilgileri , Teslimat Politikası , Müşteri Hizmetleri gibi bilgileri sitemize ekledik. Beklemeye başladık. Bankamızın bunları kontrol etmesi yaklaşık 22 gün sürdü diye hatırlıyorum. Üstünden aylar geçtiği için tam hatırlayamıyorum kusura bakmayın.

    Sonra bize bir telefon ve eposta geldi. Test aşamasına sitemizi hazırlamamız için sabit IP, SSL sertifikası gibi şartları hazırlamamız ve XML sistemi kurmamız istendi. Innova firmasının altyapısını kullanan bankamız Ziraat Bank’ın ilk defa pos kurulumu yaptığımız için yönetim paneli giriş kodu göndermediğini anladık. Dökümantasyon ise sadece ASP scriptleri için açıklamalar içeriyordu. İnnova‘dan PHP örnekler talep ettiğimizde bir kaç kaynak gönderdiler ama bir türlü CURL ile XML sorgulamaları yapamıyorduk. Bu sorun bir kaç günümüze mal oldu. Sonra PHP SOAP extention desteği ile yapabileceğimizi ama host firmamızın bu desteği vermediğini öğrendik. CGI gibi kullanmamızı istiyorlardı SOAP kütüphanelerini. Bu konuda uzuuunn süre araştırma yaptıktan sonra asla yeterli türkçe kaynağa ulaşamayacağımı anladım. CURL, SOAP, XML gibi konularda emin olun hiçte öyle fazla bilirkişi yok Türkiye’de. Hele bunların yanında PHP’yi de bilen kaç kişi vardır bilemiyorum. Zira bana Türkiye’den yardım bir ana kadar gelmedi.

    Bu sıralarda araştırırken şu anda İngiltere’de bir oyun firmasında çalışan ve sanıyorum master yapan Görkem PAÇACI‘ya denk geldim. Ekşi sözlükte yazdığı bilgi dolu cümleleri okuyup, orada yazar olmadığım için mesaj atamadığımdan sosyomat.com’da kendisine nicki ile ulaşabildim. Sağolsun çok yardımcı oldu ve benim es geçtiğim PHP’nin nuSOAP kütüphanesinin işe yarayabileceğini söyledi. Zira yaradı da. Artık sorgulama yapabiliyorduk.

    Ama verilen bilgilerle bir türlü yönetim paneline giriş yapamıyorduk. İnnova’dan teknik danışmanımıza sorduğumuzda sizde giriş kodu yok mu dedi. Evet gelen epostada yoktu. Sonra Bileşim A.Ş.’den giriş kodunu istedik. Kullanıcı adı ve şifremizle kullanınca girebildik. Girince çok şaşırdık. Çünkü sadece girebiliyorduk ama içerde herhangi bir işlem yapamıyorduk. Bu süre zaafında günler su gibi geçmişti. Sanırım bir ay kadar oldu. Bildirince bir süre sonra panelde yetkiler açıldı.

    Sonra formlar, alış-veriş sistemimizin SSL ve sabit IP entegrasyonu gibi konuları bir hafta içinde hallettik. Site5.com‘un sabit IP vermek konusundaki hızına şaşırdık. sanırım 2 saat kadar sürdü. 3 gün sonrada tüm proxy IP’ye doğru cevap verir oldu. Bu konularda ettiği yardımdan dolayı Exa System‘den Aykut ARDIÇ’a çok teşekkürler. Bileşim A.Ş.’ye durumu bildirince 3D secure sisteminide istediğini bildirdi. Sistemi alıp bir kaç gün inceledim ama akabinde elimde yeterli döküman olmadığınıda farkettim. Bir hafta inceleme öğrenme süresinden sonra İnnova’ya yeniden döndük ve hem bize hem Bileşim A.Ş.’ye giden döküman verme yetkisi bizde yoktur maili ile mailimizi okurken Bileşim A.Ş.’den 3D secure entegrasyonu için ödkümanları almıştık.

    Hızla incelerken farkettik ki 3D secure sistemi visa ve master kart root serverlarına operatör gibi çalışan bankaların tüm kredi kartı işlemlerini düzenli şekilde root servera bildirmesi gibi bir özelliğe sahipti. Acaba visa/master bu sistemi bankalara şart koşarken bunu kasten mi istemişti ? Bir güvensizlik mi söz konusuydu onlar içinde. Garipsedik, üstünde durmak istemedik.

    Adeta bize piyangodan çıkan 3d secure sistemde Microsoft Tabanlı iPay sanal pos sistemi birleştiğinde inanılmaz bir yavaşlık olacağını tahmin etmek hiçte zor değildi. Zira Onlinenic.com‘da ortağım işlem yaptığında dakikalarca alış-veriş için bekliyor, browser yönlendirmesi şeklinde işleyen 3d secure sisteminde anne kızlık soyadından parçalar bile isteniyordu. Frame olarak görünen sisteme bakıp mecbur olduğumuzdan istemeyerek işlem yapıyorduk. Bu sistemin bir kaç yüz türk lirasını geçmeyecek bir alış veriş sitesinde cazip olmayacağı gün gibi aşikardı. Sistemde ayrıca alışverişler havada kaldığı için bir şekilde kredi kartı kaydı yapmakta gerekiyordu ki sağladığı güvenliği riskede çeviriyordu bizim için.

    Bütün bu gelişmeler sonunda bir şekilde anlaştık ve sistemi sağlayıp 3- 3,5 ay sonunda sistemi entegre edebildik. Aldığımız ücret mi ? Söyleyemeyeceğim kadar komik inanın. Zaten kar amaçlı değil girişim amaçlı yapmıştık işi. Ama yapmaz olsaydık keşke demedik değil.

    Sözün ve hikayenin özü Türkiye’de birşey geliştirmek zaten zor. Standartları oturmamış birşeyler geliştirmek daha zor. Vasıf, bilgi, emek, tecrübe isteyen bir işi yapmak çok çok daha zor. Ve bu sırada yeterli bilgiye, tecrübeye, insiyatife sahip olmayan insanlarla uğraşmak hayal edemeyeceğiniz kadar zor. Eğer bir iş için yola çıkıyorsanız bilin ki o koskoca binalı, gözünüzde son teknoloji kullanan şirketler hazır iş modellerini alıp yıllarca Türkiye’ye uyarlamakta zorluk çeken aslında buzdağının tam tersi şekilde duran geliştiriciye ve girişimciye hiçte kolaylık sağlamayan şirketler. Karşınıza çıkacak yüzlerce engel var. Hiç biride bu videodaki gibi yarım günüm gitti gibi komik söylemlere eş değil :)

    Şimdiden kolay gelsin, bu videodakileri on kat fazla yaşayacaksınız. Ben çeksem uzun metraj olurdu heralde, hatta bir üçleme rahatlıkla çıkartırım.

    ( Gerçi bütün bu işleri ben yaptım. Peki neden çoğul konuşuyorum çünkü kurumsal bir yapı altında yaptım, o yüzden diye kendimi kandırayım. )

    Share
     
    • Mehmet SOYLU 07:56 on 18 Aralık 2009 Permalink

      Bu yazıyı okuyup geçen günler içinde pek çok kişi benden yardım istedi. Hemen hemen hepsi aynı hikayeyi yaşamış, test sunucusunda işlem yapmak isterken IP numaraları banlanmış vs.

      Bugüne kadar durumu müşterimiz ASP sistem kullanarak çözdü sanıyordum. Bu sabah hesap işletim ücreti dönemi yılbaşından başlayacağından bankalardaki hesaplarımı kapatmak için şehir merkezine gittim. Çok erken gittiğimden eski müşterimizi de bir ziyaret edeyim dedim. Öğrendim ki ASP sistemde de bu iş olmamış. Sonunda ziraat bankası ( ya da innova) onlara bir ortak ödeme sayfası açmış ve işlemleri ordan yapar olmuşlar. Sitede kart kullandırma gibi önemli bir sorumluluktan kurtulmuşlar böylece. Tavsiyem sizde böyle bir talepte bulunarak işinize bakın.

  • mehmet 15:01 on 18 August 2008 Permalink | Reply
    Tags: olimpiyatlar, spor   

    Olimpiyatlarda doping kullanılmış olabilir mi ? 

    Belki benim hüsnü kuruntum ama bana öyle geliyor ki olimpiyatlarda doping kullanılmış olabilir. Bir yüzücünün bilmem kaç tane rekor kırarak altın madalya alması, elini kolunu sallayarak dünya rekoru kıran adam derken inanılmaz bir olimpiyat yaşanıyor. Google logo bile yapıyor.

    Görünenin ardında bir de görünmeyen var tabi. Böyle ardı sıra başarılar nedense bana hep şüpheli geliyor.

    Mesela bunu biliyor muydunuz ?

    “Doping sebebiyle oyunlara katılamayacak sporcu sayısı 29′a yükseldi. Şu ana kadar 8 ülke, sporcularında yasaklı madde bulunduğu için, bazı sporcularını oyunlarda yer alacak takımlar dahil edilmedi. Bu ülkeler şöyle: Bulgaristan: 11 halterci (3 bayan, 8 erkek sporcu), Rusya: 8 atlet, Romanya: 2 halter, 2 atlet, Danimarka: 1 bisikletçi, Brezilya: 1 hentbolcu, Çin: 1 güreş, 1 yüzme, Slovenya: 1 atlet, Ukrayna: 1 boksör.

    Bunlar yaklanabilinen sporcumsular. Eminim yakalanmayanlar daha fazladır. Zaten ülkelere bakarsanız pekte orjinal işler yapmış ülkeler değiller hani.

    Tarihe not olsun diye düşüyorum, bakalım performansına bakıp çok saygı duyduğum Marion Jones‘dan, o koşarken ben izlerken neredeyse ağlayacağım Süreyya Ayhan‘dan sonra bu olimpiyatlardan neler peydah olacak…

    Ayrıca Çin’in olimpiyat çin malı yapması hakkındaki haberlerin yarısı bile doğruysa vah vah diyorum…

    Share
     
  • mehmet 13:22 on 18 August 2008 Permalink | Reply
    Tags: insan, tecrübeler   

    İnsan, tecrübe ve değişim 

    Dünya git gide daha güvensiz bir yer olmaya başlıyor. İşin kötüsü güvenlik konusu cezayı yine dünyaya kesiyor. İnsanlık olarak inanılmaz bir kısır döngü içindeyiz. Dünyayı, onun içinde kurduğumuz sistemi öyle bir hale getirdik ki kendi türüne ihanet eden insanoğlunu meydana getirdik.

    Nasıl mı ?

    Çok basit bir teori bu aslında. Kaynaklar tükendikçe hala varolanları korumak bile dünyanın kaynaklarına zarar vermeye başladı. Çok basit bir örnek,

    “Atina Belediye Başkanı Dora Bakoyianni, Olimpiyatların güvenlik maliyetinin bir milyar doların üstüne çıkacağını söyledi.”

    Bana göre inanılmaz bir rakam. Avrupa’da bir şehirde, üstelik tüm dünya ülkelerini ilgilendiren ve bir araya getirdiğini söylediğimiz bir etkinlik düşünün. Bu etkinlikte güvenliği sağlamak 1 milyar doları bulsun. Peki zarar verecek etken ne ? Yine biz insanlar.

    “Roma, 1960 yılında olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yaptığı sırada, güvenlik konusu bugünkü kadar büyük bir endişe kaynağı değildi.”

    Peki bu 44 yılda ne değişmiştir ?

    Bu 44 yılda soğuk savaş bitti. Bu 44 yılda sistem insanoğluna değil, onu yönetenlere hizmet etmeye başladı. Bu 44 yılda Amerika gücünü diğer ülkeler üstünde kanıtladı. Bu 44 yılda insan artık paranın kölesi haline geldi.

    Çok basit açıdan düşünün. Sizce bir sunucuya saldırı, hackleme girişimi gelmeyecekse verimi ne kadar artar ? Yüzde 10 mu ? Peki güvenlik yazılımları üreten firmalar farklı işlerle uğraşsa mesela performans ve test işleriyle, bir yüzde 10 daha artar mı ? Peki yazılımcılar ürettikleri yazılımlar içinde güvenlik önlemleri almasa, evet almasa ne kadar işi ne kadar sürede yaparlar ?

    Kaygılar artacak. Güvenlk maliyetleri artacak. Dünya da kullanılabilir enerji azaldıkça, onun için verilen mücadele artacak. Ve bir gün insanoğlu paylaşmayı öğrenmek zorunda kalacak.

    4000 yıldır yazıp okuyabiliyoruz.
    1500 yıldır kitaplar üretebiliyoruz.
    570 yıldır kitapları matbaa ile çoğaltabiliyoruz.
    67 yıldır sayısal veri depolama işini yapabiliyoruz.
    38 yıldır bilgisayarlar arasında veri gönderiyoruz.
    19 yıldır sayısal verileri tüm dünya world wide web sayesinde paylaşabiliyoruz.

    Böyle bakınca insanoğlunun hafızasının ne kadar zayıf olduğunu görmemek çok zor. Nesiller arasında tecrübelerin ne kadar çok fark ettiğini düşününce, bu tecrübelerin net şekilde aktarımları için daha çok küçük bir çocuk gibiyiz. Belki bunları bir gün yaptığımız hatalarla torunlarımıza olduğu gibi aktarırsak, işte o zaman dünyanın canını yakmayı bırakmış, onun hakimi değil bir parçası olduğunu kabul etmiş bir medeniyet varolabilir.

    Share
     
  • mehmet 21:51 on 14 August 2008 Permalink | Reply
    Tags: adsense, beslemeler, feedburner, internet reklamları, rss   

    Adsense RSS’e göz koydu 

    Sabah sabah kalkıp adsense hesabımda yine kaç milyon dolar birikmiş diye bakarken çok sağlam bir adsense girişimi daha gördüm. Tavsiyeler kısmını verimsiz olduğu için kaldıran adsense ( ki öyle olacağı belli olmasına rağmen neden açtılar affilate sistemini anlamadım ) yerine RSS için reklam imkanı koymuş.

    2007′de feedburner içinde adsense yayınlama imkanı vardı, şimdi artık adsense içinden feedburner ayarları yapılabilir olmuş.

    Feedburner.com alımından sonra ne yapacak ne yapacak diye uzun süre merak etmiştik. Aslında ben google’un en önemli amacını, yani reklamdan kazanma amacını bir an görmezden gelmiş, RSS beslemelerini istatistik oluşturmakta ve aramaları orjinalleştirmekte kullanacağını düşünmüştüm. Zira bir sitenin RSS’ini işlemek ile sitenin kendisini işlemek arasında teknik açıdan oldukça büyük bir fark vardır. Milyarlarca sayfadan söz edince RSS google için bulunmaz nimetti. Ama meğer ne ark niyetleri varmış google’un gördük. :)

    Feedburner ile adsense hesabınızı ilişkilendirebiliyorsunuz ve detaylı sayılacak bir reklam oluşturma sistemide sunmuşlar.

    Share
     
  • mehmet 18:25 on 10 August 2008 Permalink | Reply
    Tags: egzersiz, mola, program tanıtım, programlama   

    Programcıların en büyük hatası : mola vermemek ! 

    Eminim başlığın ilk kısmı “programcıların en büyük hatası” girişini okuyunca hemen aklınıza kodlarına açıklama yazamamak gibi ya da daha geniş bakış açısıyla ölçeklenme sorunlarını öngörememek gibi teknik ya da teorik hatalar gelmiştir. Bunların hepsi bana göre sonradan düzeltilebilir ( bazıları sonradan çok acı versede ) şeyler.

    Ama mola vermemek kadar hiç birşey kötü olmaz. Beynimiz malesef vücut sağlımızla yakından ilgili. Tüm sistemlerin iyi çalışması sinir sisteminin iyi çalışması demek oluyor.

    Peki ya kodların, dökümanların arasında saatlerce bilgisayarda oturup mola vermeyi unutuyorsak ? İşte buna çözüm olacak çok amaçlı bir program buldum.

    Time Left.

    Bütün özelliklerini tam keşfetmiş değilim programın. Ama iki önemli özelliği var. Bir geri sayım ve alarm özelliği, ikincisi masaüstünde not alabilmek için kutucuklar sunması.

    Ben 40 dk sürelerde 10 dk molalar vererek öğrencilikten kalan alışkanlığımı korumaya başladım. Bu arada boyun ve göz antremanları yapmayı ihmal etmeyin derim.

    Göz antremanları için çok basit bir reçete var. Gözlerinizi bir kaç dakika kırpın. Sonra parmağınızı burnunuza yaklaştırın ve parmağınıza odaklanın. Hiç kımıldamadan odaklandığınız noktayı daha uzak bir yerle değiştirin. Mesela duvara bakın. Bu şekilde göz kuruluğu ve bozulmasına karşı iyi tedbirler almış oluyorsunuz.

    Ufak antremanlar yapabilecek durumda, evinizde falansanız şu videoyu şiddetle tavsiye ederim.

    Share
     
c
compose new post
j
next post/next comment
k
previous post/previous comment
r
reply
e
edit
o
show/hide comments
t
go to top
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
cancel