Araç Muayene İşlemleri
Mart 2nd, 2010
Geçen gün arabamı muayene vakti geldiği için ilk kez özelleştirilmiş araç muayene istasyonuna götürdüm. Yani tüvtürk tesislerine. Kayseri’de iki tane var. Biri İncesu tarafında diğeri Güneşli’de bulunuyor.
Muayene yaptırmak için egzoz emisyon ölçüm raporu ve LPG sızdırmazlık raporu gerekiyor. İncesu tarafına gidiyorsanız pek sorun yok. Çünkü yol üzerinde pek çok araç bayisinden egzoz muayenesi yaptırabilirsiniz. Ama Makine Mühendisleri odası bildiğim kadarı ile tek yerde LPG sızdırmazlık raporu veriyor. Yine bu konuda da çok sorun yok. Çünkü şehir içinde bu raporu alabileceğiniz yer. Yalnız sıra konusuna çözüm getirememişler. Raporun 1 aylık olduğunuda unutmamanız gerekiyor.
Muayene için Güneşli istasyonunun yerine eğer tüvtürk sitesinden bakarsanız, benden söylemesi google harita kelalaka bir yeri göstermekte. Heralde 150 KM falan ötedeki İncesu istasyonuna çok daha yakındır.
Gelelim blog konusu olacak kısma. LPG sızdırmazlık raporunuzu aslında haybeye alıyorsunuz. Zira LPG li araçlar direkt olarak LPG kontrolünden, LPG raporu aldığınız yerdeki aynı şekille kontrol ediliyor. Egzoz emisyon ölçümüde TüvTürk istasyonlarında yapılıyor ama yinede güvenmeyin ve yakın olduğunuz bir yerden alın ki sıranızı kaçırma ya da makine bozuk gibi durumlarla başbaşa kalmayın derim.
İlginç olan başka bir konu ise hafif kusur ve ağır kusur sayılan konular. Örneğin Türk standartlarına ve trafik kanununa göre emniyet kemeri arka koltukta takılması zorunlu değilken, üç kemerde aktif çalışır olmazsa “ağır” kusur sayılıp muayeneden geçirilmiyorsunuz. Ama far ayarlarınızın bozuk olması gibi aydınlatması vasat olan yollarımızda çok çok önemli görülmemiş ve muayeneden geçmenizi sağlayan hafif kusur kapsamına alınmış. Bunu bir derecesi var mı bilemiyorum tabi. Yinede bana mantıksız geldi.
Muayeneden eğer ağır kusur sayılan fren lambası yanmaması ya da arka koltuğunuzdaki emniyet kemerlerinin tokasının kayıyor olması gibi yürürlükte olan trafik kanunları ile çelişebilecek konulardan dolayı geçer not alamazsanız ikinci muayene bu kusurların yazıldığı bir sonuç raporu ile ücretsiz yapılıyor. Sonraki gidişinizde de sadece bu kusurlara bakılıyor. Eğer yine sorun olursa bu kez yeniden ücret yatırmanız isteniyor. Bu ne saçmalık ! Yani yatırdığınız ücreti bir kez daha yatırıp kontrol edilmiş yerlerden yine kontrole giriyorsunuz. Kaybettiğiniz 125 TL civarı para ve zaman sadece fren lambanızın ampülü gevşek ya da emniyet kemerinizin tokası kayıyor diye kaybolmuş olabiliyor.
Mesele şu ki Avrupa standardında muayene yapılmaya çalışılıyor ama ne araçlarımız, ne yollarımız ve ne de biz avrupa standardında falan değilken bazı durumlar saçma sapan bir hal almış oluyor. Muayene sırasında etrafımdaki araçlara baktığımda gördüm ki en genci 5 yaşında araçlardı. Çünkü 40 milyara aldığınız araç için 18 milyarını ÖTV ve KDV olarak vergi ödediğiniz bir ülkedesiniz. Gelir düzeyi zaten düşükken bir de bu şekilde bir muayene standardı ile dalga geçilmesi bence çok komik.
Hani bir söz var, ayranın yok içmeye…

Türkiye’de internet neden gelişmiyor diye kara kara düşünüp duranlar vardır elbet. Bu güne kadar dünya üzerinde gelişen internet projelerinin nasıl geliştiğine bakmak lazım evvela. Geliştikleri ortamlara ve şartlarada bakmak gerek.

